DOĞADA YÜRÜME 




Alýçyayla - AdapazarýKaragöl - Taraklý
 

Yürümek çok küçük yaşlardan beri yaptığımız, uzun zamandan beri yürüyor olmanın etkisiyle de özel bir özen ve dikkat göstermediğimiz, artık otomatikleşmiş bir harekettir. Ancak iş doğada yürümeye geldiğinde şehirde alışılmış yürüme tarzımız yetersiz kalacak hatta tehlikeli olacaktır.
Dağ şartlarındaki yürüyüşlerde taşlar, kayalar, kar, buz, çamur içinde ya da üzerinde hareket ediyorsanız, zaman zaman dik yamaçları çıkmamız ve inmemizin gerekebilmesi doğal ortamlarda yürürken tüm dikkatin ve düşüncenin yürüyüşe odaklanmasını gerektirecektir.
Yürüyüşün temel unsuru adım atmaktır. Bir adım, bir adım daha derken kilometrelerce yol alabilirsiniz. Ancak hemen hiç önemsenmeyen ve üzerinde fazlaca düşünülmeyen adım atma işleminin de bir tekniği vardır. Üstelik yüksek oranda güvenlik ve enerji tasarrufu sağlayan bir teknik.
Yürüyüşçü attığı her adımda ayak kitleme tekniğini kullanmalıdır. Bu yönteme göre, birinci adım atılır, ayak yere sağlamca bastıktan sonra geride kalan ayak sürüklenircesine çekilir ve yukarı kaldırılır. Bu sırada öndeki ayak üzerinde tamamen yükselerek bacak dik hale getirilir. İlk bakışta yavaş ve uygulaması zor gözüken bu yöntem, kısa bir süre sonra refleks olarak yapmaya başlandığında büyük oranda enerji tasarrufu ve güvenlik sağlayacaktır.
Yürüyüşün belli bir temposu olmalıdır. Ani hızlanmalar ve yavaşlamalar vücudunuzu zorlayacak ve erken yorulmanızı sağlayacaktır. Yürüyüşün yeni başladığı sıralarda hızılı hareket ederek vücudunuzu boşuna zorlamayın. Hatta yürüyüş başlangıcında iyice yavaş hareket ederek vücudun yürüyüşe uyum sağlayabilmesine imkan tanıyın. Böylece enerji kaybını da azaltmış olursunuz.
Adımlarınızı kısa ve dengeli atın.
Uzun ve temposuz adımlar sizi çabuk yoracaktır. Büyük çaba gerektiren bir adımdan sonra 5-10 saniye dinlenin. Herkesin belli bir yürüyüş temposu vardır. Temponuzu kendiniz belirleyin ve kimseye yetişmeye çalışıp kendinizi zorlamayın. (Turlarımızda, grubun bölünmemesi için orta ayarda bir tempo tutturulmaya çalışılır.)
En önemlisi ne kendinizle ne de bir başkasıyla yarışmayın. Önemli olan hedef noktaya erken varmak değil; zevk alarak, belli bir tempoda ve sürekli bir yürüyüş gerçekleştirmektir.
Yürüyüş sırasında "daha ne kadar yolumuz kaldı?" düşüncesiyle sık sık gidecegimiz bölgeye bakmamak ve sormamak morallerin bozulmaması için önemlidir.
Yürüyüş sırasında baton kullanmak dengeyi korumayı kolaylaştırdığı ve 3., 4. ayaklar gibi görev yaparak yükün bir kısmını kollara aktardığı için enerji tasarrufu sağlayacaktır.
Dik tırmanışlarda zemin kaygan ise çok fazla beklemeden ikinci adım atılmalıdır. Eğer ikinci adımı atmak için fazla beklerseniz bir miktar aşağı doğru kayarsınız. Böyle durumlarda mümkün olduğunca kaymayan yerlere basmaya özen göstermeli, heyacana kapılmadan, seri ama yavaş bir tempoyla bu bölge geçilmelidir.
Verilecek mola sıklıkları ve süreleri fazla tutulmamalıdır. Sık ve uzun süreli molalar yerine dinleniyormuş gibi yavaş bir tempoyla yürüyün. Çok sık ve uzun süreli molalar vermek vücudunuzu soğutacak ve her mola sonrası vücudunuz kendinizi dinlenmiş değil daha yorgun ve isteksiz hissedeceksiniz.
Molalarda vücudunuzu soğuğa karşı korumayı ihmal etmemelisiniz. Çünkü ısı kaybı oksijen tüketimini arttırır ve enerji kaybına neden olur. Isı kaybı vücudun soğuk hava ile teması, terleme, soğuk içeçek ve yiyecek alımında oluşur. Isı kaybını engellemek  için sıcak gıda alımına, soğukla temas eden bölgelerin kapatılmasına dikkat etmeliyiz.
Molalar sırasında sıvı alımı ihmal edilmemelidir. Vücudun solunum, idrar ve terleme yoluyla kaybettiği sıvıların sürekli olarak yerlerine konulması şarttır.
Çok sık ve uzun yemek molaları verilmemelidir. Yemek, enerji eldesinin devamı için önemlidir ama bunu sık sık yemek molaları vererek değil, yürüyüş sırasında kısa molalarla enerji verici şeyler yiyerek sağlayabilirsiniz. Uzun yemek molası verilecekse bu yürüyüşün hemen hemen yarısında verilmelidir. Yemekten hemen sonra dolu bir mide ile yapılacak yürüyüşte sağlıklı değildir.
Vücuda yediklerini hazmetmek için zaman verilmeli ve yürüyüşe yemekten sonra en erken yarım saat sonra başlanmalıdır.
Yemek molasının hemen ardından dik bir eğime çıkmamak gerekir.
Molalarda kullanılmak üzere pantolon cebinde veya çantanın kolay ulaşılabilinecek yerlerinde kağıt mendil, tuvalet kağıdı gibi acil durum !!! malzemeleri bulundurulmalıdır.
Taşlık kayalık ve kaygan bölgelerden yürürken tek sıra yürünmelidir. Ekip başında ve sonunda bölgeyi en iyi tanıyan ve tecrübeli kişilerin yürümesinde fayda vardır. Ekibin 2. sırasında ise grubun en yavaş yürüyeni yürümelidir. Taş düşmesi önemli bir risktir tek sıra ve taş düşme riski en az yerlerden yürümesi gerekir.
Eğer karlı zeminde yürünüyorsa kayaların yanlarındaki karların daha yumuşak olduğu ve batma tehlikesinin olduğu unutulmamalıdır. Kayaların arasına ayak sıkıştırma sonucu kırılma burkulma gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Kar yürüyüşlerinde tek sıra yürümeli ve en önde iz açanın yorulmaması için sık sık değiştirme yapılmalıdır.
Kazaların büyük bölümü inişte gerçekleşir. Çünkü dağcı daha yorgun olur ve denge sistemi çok sağlıklı çalışmaz. Acele edilmemelidir. Çıkışlarda burun saplama inişlerde ise topuk saplama yöntemleri güvenli bir iniş için gereklidir. Beslenme ve sıvı alımıda ihmal edilmemelidir. Dengeyi sağlamak için dizleri bükmek, öne eğilmek ve batonlar yardımcı olacaktır. Bu teknik rüzgarlı havalarda dengenizin sağlanmasınıda kolaylaştıracaktır. İnişlerde en  çok parmak uçları zarar görür bu yüzden ortopedik taban kullanmalı ve bağcıklar iyice sıkılmalıdır.
Kamptan ayrılırken çadırınızı gerin, dışarıda eşya bırakmayın ve kampta kalan varsa mutlaka dönüş saatinizi söyleyin. Yanınızda mutlaka düdük bulundurun. Geceleme riskine karşı bivak bulundurun. Sisli havalarda pusula bulundurun ve gruptan kimsenin ayrılmamasına özen gösterin. Ve herşeyden önemlisi bilgi ve tecrübenizin yetersiz kaldığı noktalarda geri dönün.


ANA SAYFA | OGZALA ÇİFTLİĞİ  |  DOĞU KARADENİZ YAYLALARI  | TRANS KAÇKAR  GÜNÜBİRLİK DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ 

DOĞA TURLARI 
 AĞRI DAĞI  | ALTIPARMAK  |  BARTIN  |  BOLUNUN GÖLLERİ  |  BURSA  | DALAMAN  |  FRİGYA  |  GÖYNÜK  |  GÜNEYDOĞU   
TRANS KAÇKAR
 
KAPADOKYA  |  DOĞU KARADENİZ YAYLALARI   KARTALKAYA  |  KÖPRÜLÜ KANYON  |  SAFRANBOLU     
SÜNNET GÖLÜ
 
|  
TOROS ALADAĞLAR   |  YAYLA SAFARİ  |  ULUDAĞ | YEDİGÖLLER    

OGZALA ÇİFTLİĞİ  KONAKLAMA  ÇOCUK KAMPI DOĞA YÜRÜYÜŞÜ HOBİ BAHÇELERİ |  JEEP SAFARİ

GEZİ YERLERİ  ABANT  | ABANT- SAMANDERE | ALIÇYAYLA | AYTEPE | BALKAYA | BALLIKAYALAR | ÇİĞDEM YAYLASI | ÇUBUKGÖL-SÜLÜKLÜGÖL | DELMECE-ERİKLİ
DOMUZDERESİ | DUPNİSA | ERİKLİ YAYLASI | GEMLİK-KURTKÖY | KARTEPE | KIYIKÖY | MADEN DERESİ | MENEKŞE YAYLASI | SANSARAK | SERİNDERE  
SUDÜŞEN
 |  SULTANPINAR | SÜLÜKLÜGÖL | SÜNNET GÖLÜ  | TARAKLI-GEYVE  | TARAKLI-GÖYNÜK

GEZİ FOTOLARI
  ABANT  | AĞRI DAĞI 2003 | AĞRI DAĞI 2004 | ALIÇYAYLA | AYTEPE01 | AYTEPE02 | BALKAYA | BALLIKAYALAR | ÇİĞDEM YAYLASI | DELMECE-ERİKLİ
ERİKLİ YAYLASI
| GEMLİK-KURTKÖY | TRANSKAÇKAR | KARADENİZ | KARTEPE | MENEKŞE YAYLASI | SANSARAK | SERİNDERE  | SUDÜŞEN | SULTANPINAR  
SÜLÜKLÜGÖL01
| SÜLÜKLÜGÖL02 | SÜNNET GÖLÜ  | TARAKLI | TARAKLI-GEYVE  | TARAKLI-GÖYNÜK01 | TARAKLI-GÖYNÜK02 | ALADAĞLAR | YAYLA SAFARİ | YEDİGÖLLER

ÇEŞİTLİ BİLGİLER  BESLENME | BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ | DAĞCILIK TARİHİ | DOĞU KARADENİZ | HAVA TAHMİNİ | İLK YARDIM | MALZEMELER 
LİNKLER  |  OGZALA HAKKINDA  |  ORMAN | REHBERLERİMİZ | SAĞLIK | SORULAR | SÖZLÜK | TEHLİKELER | TOPRAK | YAYINLAR | YÜRÜME (OGZALU)